Finansal Kriz

0
33

Finansal Kriz

Finansal kriz, finansal piyasaların bozulduğunu gösterir. Ekonomik, politik ve sosyal yaşamın yapısından ve değişkenliğinden kaynaklanmaktadır. Piyasaların etkin işleyiş gücünü bozan ve reel ekonomi üzerinde büyük yıkıcı etkiler yaratabilen finansal piyasalardaki çöküşlerdir.[1] Finansal krizlerin kendine has özellikleri vardır:[2]

  1. Finansal piyasalarda ortaya çıkar. Para ve banka krizlerini de kapsar.
  2. Sistematik finansal krizlerde yayılma süreci vardır. Yani bir ülke, kurum veya firmada ortaya çıkan problemler, sirayet etkisi göstererek diğer bir ülke, firma veya kurumlarında problemlere neden olabilir. Örneğin küresel kriz başlangıçta ABD’de mortgaga piyasasında görülmüş kredilerin ödenmemesi sonucu banka iflasları başlamıştır. Daha sonra bu kriz başta AB olmak üzere birçok ülkeyi olumsuz yönde etkilemiştir. Türkiye’yi reel sektör yönünde etkilemiştir.
  3. Sistematik krizde yatırımcıların piyasaya olan güvenini azalır yada tamamen kaybolur. Bundan dolayı borç veren bireysel ve kurumsal yatırımcılar piyasaya borç para vermeyi keserler. Bu durum bireysel ve kurumsal borç alanlardan kaynaklanan bir problemden kaynaklı değildir. Bu durum tamamen yatırımcıların kendi düşüncelerinden kaynaklanır.
  4. Sistematik krizlerde devlet müdahalesi gereklidir. Eğer krizler önemli şirketleri ve bu şirketlerin zincir etkisi göstererek etkileyebileceği diğer kurumlar varsa devlet müdahale eder. Eğer şirketler küçükse ve etki alanı darsa devlet müdahale etmeyebilir.
  5. Sistematik kriz yaşandığında, kriz reel ekonomiyi olumsuz yönde etkiler. Üretimde daralmalar meydana gelerek istihdamın ve milli gelirin düşmesine neden olur. Ekonomik kayıpların artmasıyla ülke ekonomik etkinlikten uzaklaşır.
  6. Bir diğer özellik ise krizlere yol açabilecek açık belirli bir olayın olmamasıdır.

Şekil 1: Finansal Krizlerin Sınıflandırılması[3]

Şekil 1’de finansal krizlerin birbirleriyle bağlantısı gösterilmiştir. Bu krizler birbirinden bağımsız değildir. Farklı alanlarda başlayıp, diğer krizleri de beraberinde getirirler.

Döviz kurunda meydana gelen çöküşler ve bankacılık krizleri arasında karşılıklı bir ilişki gözlemlenmiştir. Örneğin 1980’lerde Güney Amerika’da ortaya çıkan para krizi sistematik finansal krizlere neden olmuştur. Döviz kurunda meydana gelen çöküş banka denetimlerinin iyi olduğu ve diğer tedbirlerin alındığı durumda bile finansal krizin başlamasına neden olabilir. Finansal krizler genel olarak makroekonomik dengesizliklerden kaynaklanır. Bu durumda sistemik finansal krizleri tetiklemektedir. Piyasalar izlenen para ve maliye politikalarına güvenmezse krizlerin ortaya çıkma olasılığı artar. Gelişmekte olan ülkelerde krizler, mali savurganlıklar, yanlış uygulanan döviz kuru politikaları, bankacılık sektöründeki zayıflıklar vb. nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Bu ülkelerde yabancı sermaye akımlarının tersine dönmesi yurtiçi finansal istikrarı tehdit eden önemli bir sorundur.[4] [1] Yay, age, 449.

[2] Baysal, age, 51-52.

[3] Hasret Çiğdem, “Gelişmekte Olan Ülkelerde Finansal Krizlere Neden Olan Faktörler: Türkiye Örneği”, (Yüksek Lisans Tezi, Niğde üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016), 4.

[4] Güven Delice, “Finansal Krizler: Teorik Ve Tarihsel Bir Perspektif”, Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, s. 20 (2003), 62-64.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz