Asimetrik Bilgi, Ters Seçim ve Ahlaki Risk

0
327
Asimetrik Bilgi, Ters Seçim ve Ahlaki Risk
Asimetrik Bilgi, Ters Seçim ve Ahlaki Risk

Asimetrik Enformasyon

Ekonomide yer alan fonların aktörler arasındaki hareketini finansal sistem sağlar.Finansal sistemin temel fonksiyonu, fonların, üretken yatırım olanaklarına sahip ekonomik aktörlere doğru hareketini sağlar.Finansal sistem bu işlevini yerine getiremezse ekonomi etkin işlemez. Mishkin’e göre, finansal sistemin bu işlevi yerine getirmesini engelleyen temel etken asimetrik enformasyondur.Asimetrik enformasyon, taraflardan birinin diğerine göre daha az doğru bilgiye sahip olduğu bir durumu ifade eder. Mishkin’e göre asimetrik enformasyon finansal sistemde iki temel soruna yol açar: ters seçim ve ahlaki risk.

Ters Seçim

Ters seçim sorunu, kötü kredi risklerine sahip olan kişi ve firmaların kredi aramaları durumunda ortaya çıkar. Çok büyük riskli işlere girmek isteyenler, büyük olasılıkla kredi almaya daha hevesli olurlar. Çünkü, borcu geri ödemeyecekler. Bu durumun varlığı, borç verenleri piyasada iyi kredi risklerine sahip olanlar bulunsa dahi kredi vermemeye yönelebilirler. George A. Akerlof «limon problemi» adlı çalışmasında, borç verenlerin, borç vermenin iyi bir risk mi, yoksa kötü bir risk mi olup olmadığına karar verirken sorun yaşamaları halinde borç ve hisse senedi piyasalarında bir limon problemi ortaya çıkmaktadır. Otomobil piyasasından yola çıkarak dört çeşit arabanın var olduğu kabul edilir. Bunlar; yeni arabalar, eski arabalar, iyi arabalar ve kötü arabalar. Piyasada alıcı olanlar, alacakları arabanın iyi bir araba mı yoksa bir limon mu olduğu konusunda bir bilgiye sahip değildir. Satıcı, olanlar arabanın kalitesine ilişkin bilgiye sahiptir. Dolayısıyla asimetrik enformasyon durumu söz konusudur. Piyasada iyi ve kötü arabalar aynı fiyattan satılır. Asimetrik enformasyon, J. Stiglitz ve A. Weiss’in çeşitli çalışmalarında işaret ettikleri gibi kredi tayınlamasına yol açarak da finansal sistemin etkin bir biçimde çalışmasını engellemektedir. Bankaların karşılaştığı temel problem, bankaların ödünç verdikleri fonların nasıl yatırıma dönüştürüldüğünü bilmemeleri biçiminde ifade ederler. Faiz oranları ve banka karları arasında ters yönlü bir ilişki vardır ve bu ilişkinin iki temel sebebi vardır. Birincisi, faiz oranlarının yükseltilmesinin kredi almak için başvuranların riskliliğini arttırmasıdır. İkincisi ise, daha yüksek faiz oranlarının, borç alanları, daha güvenli projelerden daha riskli projelere yöneltmesidir. İki neden eksik bilgiden kaynaklanır. Faiz oranlarının yükselişi başarılı olan projelerin getirisini düşürecektir. Dolayısıyla, yüksek faiz oranları, şirketleri, başarılı olma olasılığı daha düşük ancak başarılı olduğunda daha yüksek kazançlar sağlayacak olan  projeleri yüklenmeye sevk eder. Sonuç olarak, kredi tayınlaması modelinde, bazı borçlanıcılar borç alabilirken bazıları alamamaktadır. Borç alanların bir kısmı, piyasa faiz oranından daha fazla ödemeye istekli olsalar ya da bankaların teklif ettiklerinden daha yüksek teminatlar verseler dahi borçlanamayacaklardır. Bankaların faiz oranlarını veya teminatları yükseltmeleri, piyasadaki güvenilir yatırımcıların cesaretini kırmak yada piyasadaki bor çalanların bir kısmını daha riskli projelere yatırım yapmaya iter. Bu durum riskliliği ve bankanın karını düşürür. Verilen kredi miktarlarındaki azalma yatırımların da azalmasına yol açarak, ekonomide de düşüşe yol açar. Ters seçim sorunu tekrar ortaya çıkar.

Ahlaki Risk

Ahlaki risk, ters seçimin aksine, finansal bir işlemin gerçekleşmesinden sonra söz konusu olmaktadır. Borç alanların, üstlendikleri proje başarılı olduğunda çok kazançlı olacakları, ancak başarısız olunduğunda kaybın borç veren tarafından yükleneceği yüksek riskli projelere yatırım yapılması eğiliminde olmaları nedeniyle ortaya çıkar. Borç alanlar, elde ettiği fonları kendi özel kullanımlarına, hileli iş yapmak, sıkı çalışmamaya meyillidirler. Borç alanların net değerlerindeki bir düşüş, borç verenlerin daha az kredi vermesine yol açarak yatırımların ve toplam ekonomik ekonomik aktivitenin azalmasına neden olur. Borç verenin yararı ile borç alanın yararı arasındaki çatışma, ahlaki riskten kaynaklanır.

Bankaların Önemi

Bankalar firmalara ilişkin bilgi toplamakta uzman olmakla birlikte düşük maliyetle, iyi borç alıcıları kötü borç alıcılardan ayırmakta yeteneklidirler. Bu yüzden tüm dünyada ters seçim ve ahlaki risk problemlerinin azaltılmasında özel firmalardan daha uygundur.

  1. Uzun dönemli müşteri ilişkilerinden dolayı bilgi avantajı,
  2. Kredi limiti
  3. Borçluluk denetimi

Bankaların bilgi konusundaki işlevlerini de dikkate alırsak bankacılık sektöründeki bir problem hem kendilerini hem de ekonomiyi bütün olarak olumsuz etkileyecektir. Gelişmekte olan ülkelerde bankacılık piyasası hem finansal derinlik hem de kurumsal açıdan daha az gelişmiş olacağı için bilgi toplamanın zor olması bankaları finansal sistemde daha da öne çıkarmaktadır. İşte bu noktada devletin düzenleme ve banka denetimi gibi işlevleri devreye girer.

  1. Devlet güvenlik ağı,
  2. Varlıklar üzerindeki kısıtlamalar ve banka sermaye gereği,
  3. Banka kurma izni ve banka teftişi,
  4. Şeffaflık gereği,
  5. Doğru davranışın teşvik edilmesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz